Estetik, Sanat ve Giyim

giyim-sanat

“Bir eseri sanat yapan yaratıcısının niyeti değil, izleyicisinin deneyimidir”


Leo Tolstoy

Hiç yoğun günlük çalışmaların arasında fırsat bulup özellikle görsel sanatın hayatımızda ne kadar önemli rol oynadığını, yaşamımızı nasıl zenginleştirdiğini düşündünüz mü?  Belki bir çoğumuz için sanat  özel bir yetenek alanıdır, biz yaşam tercihlerimizi çoktan başka bir yönde yapmışızdır, dolayısıyla zaman zaman katıldığımız faaliyetler dışında günlük yaşamımızın içinde sanatı pek de düşünmeye vaktimiz yoktur. Oysa görsel  sanat sadece müze ve sergilerde gördüklerimizle kısıtlı değildir. Sanatı kullanarak günlük yaşamımızı zenginleştirebiliriz.

Yaptığımız, kullandığımız her şeye sanatsal ve/veya estetik açıdan bakmak mümkündür, böylesi bir yaklaşım da mutluluk seviyemizi  arttırır.

Güzelliği yorumlarken  iki kavram kullanırız; estetik ve zevk. Kabul etmek gerekir ki özellikle zevk eğitimle ilişkilidir, üzerinde zaman harcandıkça gelişir. Hatırlarsanız  bir önceki bültende Paris şehrinin sırrını bir açıdan da Parislilerin sanatı alabildiğine yaşamlarının içine sokmuş olmalarına bağlamıştık. Şehrin köklü kültürel tariihinin nasıl da yeni ziyaretçileri dahi etkilediğini belirtmiş, sözü çevremizde mini bir Paris yaratmak elimizde diye bitirmiştik.

Evet, sanatı daha fazla yaşamımızın içine sokarak çevremizi değiştirebiliriz. Bunun için de mümkün olduğu kadar etkinliğe katılmak önemlidir ama daha da önemlisi bizlerin sadece izleyen değil aynı zamanda  ufak sanatsal uygulamalar içine girebilmesidir. İlle de beste  veya resim yapmak zorunda değiliz. Ufak tefek el işlerini de estetik yaklaşımla yapabiliriz. Örneğin çiçekleri dizmek, yemek yapmak, masayı süslemek vb. Bunların hepsi göze hitap eden ufak sanat faaliyetleri olabilir. Siz hazırlamasanız da güzel çiçeklerin görünüşünü, özenle hazırlanmış bir masada yemek yemenin verdiği keyfi düşünün.

Her gün yaptığımız sıradan işlere sanatsal bir yaklaşımla bir anlam kazandırabiliriz. Giyim de bunlardan biridir. Her gün değişik renk ve şekillerde, değişik parçaları kendi üzerimizde bir araya getirerek oluşturduğumuz giyimimizle çevremizdekilerin gözüne hitap etmiyor muyuz? İyi  göründüğümüz zaman kendimizi iyi hissetmemizin bir nedeni de, görsel açıdan estetik tatmin duygusunun verdiği poziitif enerjidir.

Giyim dili, giyim psikolojisi ve giyim kuralları vardır, ama iyi giyinmek sadece kurallara uymakla olmaz; iyi giyinmek bir  bir sanattır. Her  sanat dalında olduğu gibi, bu sanatı da kuralları bilerek ama mutlaka  kendi yorumumuzu ekleyerek kullanmamız önce bizi sonra da çevrenizi olumlu yönde etkileyecektir.

Önemli olan tek başına pahalı bir parçayı değil, değişik malzemelerin bir uyum içinde bir araya getirilerek resmin bütünlüğünün sağlanmasıdır. Denge ve uyumu yakalamak tüm sanat dallarında olduğu gibi giyimde de esastır.

Kişisel uyum, renk ve şekiller resmin bütününü oluşturur tabii bir de, her sanat eserinde olduğu gibi, işin içerik kısmını unutmamak kaydıyla…

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply