Giysileriniz Sözcüklerinizden Daha Yüksek Sesle Konuşuyor

giysilerin-sesi

Uygarlık tarihi bize insanların binlerce yıldır çevreleriyle kurdukları iletişim yollarından birinin de giyimleri olduğunu söylüyor.

Giyimimizle iletişim kurabildiğimize göre, onu grameri ve kelime hazinesi olan bir dil gibi düşünmemiz yerinde olacaktır. Bakın, Pulitzer ödüllü romancı Alison Lurie ‘Giysilerin Dili” adlı kitabında iki dilin benzerliğini nasıl göstermiş:

  • “ Giyim dilinde kelime hazinesi sadece giysileri değil, aksesuar, saç stili, mücevher, makyaj ve her türlü beden dekorasyonunu kapsar”
  • “ …yeterince sözcüğü olmayan  bir gardırobun sahibi ancak kendini basit cümlelerle anlatabilirken, çok yönlü bir gardrobun sahibi değişik anlamlara gelebilecek bir çok cümle kurabilecektir”
  • “Spor giyim rahat konuşmaya benzer, argo kelimeleri de içerir…”
  • “… bir de hemen dikkat çeken müstehcen ve bayağı kelimeler vardır… giyiminde titiz bir kişinin  bu kelimeleri kullanması bir bakıma ağzı bozuk bir kişinin ettiği  küfürden çok daha etkileyici bir küfür olarak algılanabilir…”
  • “ Giyimde süsler ve aksesuarlar sıfat ve zarflara benzer. Eğer akıllıca kullanılırsa basit bir kıyafete stil kazandırabilir. Aynen süslü kelimeleri kullanmanın zor olduğu ama doğru kullanıldığında çok etkileyici olacağı gibi”
  • “Yangın veya baskından kaçmadığınız sürece pijama ve taranmamış saçla bir yere gitmeniz yasaktır. Aynı şekilde resmi toplantılara  tişört ve jean’le gitmeniz de…”

Alıntılardan görüldüğü  gibi Alison Lurie kitabında eğlenceli bir yaklaşımla giyim dilini anlatmış. Giyim Dilinin iş yerinde kullanılması ile ilgili bir kaç katkı da bizden:

  • Katı veya esnek tüm giyim  kuralların aslında bir anlamı vardır. Daha resmi veya az resmi konuşma dilini ortama göre seçtiğimiz gibi giyim dili için de  aynı şeyi yapabiliriz
  • Giydiğimiz her bir parça değişik bir anlamı temsil eden bir semboldür. Bu sembollerin anlamını bilip doğru ve zamanında kullanmak önemlidir. Her zaman otoriter ve resmi giyime ihtiyacımız olmayabilir ama hangi parçanın ne kadar otorite taşıdığını bilmemiz önemlidir.
  • Kendi yaşam felsefemizi ve tarzımızı iş yerinde  giyimize yansıtmamız  yanlış değildir, aslında yapmamız gereken de budur. Bunun için  iki şeye dikkat etmeliyiz. Birincisi kullandığımız sembollerin anlamını bilmemiz bu şekilde  kendimizi doğru yansıtmamız, ikincisi de seçtiğimiz işin kendi yaşam felsefemize uymasına.

Son bir tavsiye: seçme hakkını kurallara uymama yönünde kullanacak olsanız dahi, kuralların ne ve neden olduklarını bildikten sonra bu seçimi yapmanız daha anlamlı olacaktır. Ne söylediğimizi bildiğimiz sürece, istediğimizi söyleme hürriyetine sahip olduğumuz gibi.

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply